birbirinden eğlenceli oyun tanıtımları

LOJİSTİK KURULUŞLARINDA PEST KONTROL

by admin
Lojistik kuruluşları hizmet verdikleri müşteri grupları itibarıyla pest kontrol alanında gittikçe önemli bir yer tutmaya başlamışlardır.

Depo, antrepo, gümrüklü sahaları içeren; gıda ve gıda dışı ürünleri muhafaza eden ve dağıtan kuruluşlar olarak kesinlikle profesyonel bir pest kontrol hizmetine ihtiyaç duyarlar.

Kapsadıkları alanın büyük olması kontrol çalışmalarının sonuçlarını almakta beklenenden daha fazla süre beklemeyi gerektirmektedir. Bunun yanında kapıların büyük ve geniş olması, mal kabul/sevk işlemlerinin uzun sürmesi nedeniyle kapıların uzun süre açık kalması alışılmış zararlı sorunlarına kuş sorununu da eklemektedir. Büyük depoların çatı yapılarının dizaynı çoğunlukla kuşların konup, yuva yapabilecekleri özellikleri fazlasıyla taşımaktadır.

Malın depoda tutulma süresi ne kadar kısa olursa olsun, lojistik işletmelerinde kemirgenler olduğu kadar kuşlara karşı da mücadele etmek gerekmektedir. Gıda işletmelerinin kendi ürünleri için tedarikçi zincirlerinde yaptığı geliştirme çalışmaları ve “Kuş Gribi” nin tetiklediği hassasiyet ciddi lojistik kuruluşlarının neredeyse tamamının pest kontrol uygulamalarına geçmesine neden olmuştur.

Depolama alanlarında, depolanan ürün ne olursa olsun çok önemli bazı kuralların etkin bir pest kontrolün sürdürülmesi bakımından hayata geçirilmesi zorunludur. “İyi Depolama Kuralları”ndan bir tanesi olan bu kural: ürünlerin duvardan yaklaşık 50 cm. mesafede istif edilmeleriyle ilgilidir. Bu kural hayata geçirilmediği zaman özellikle sağlıklı bir kemirgen kontrolü sürdürmeniz mümkün değildir. Duvara temasla yaşanan sorun sadece pest kontrol izleme aparatlarının yerleştirilmesi ve gözlem alanlarını kapatması değildir; AIB, BRC gibi ülkemizde de yaygın bir çok standart, mevcut yönetmelikler de aynı noktayı bir GMP kuralı olarak işaret etmektedirler. Bu basit ama temel kuralın sahadaki karşılığı ise, maalesef arzulanan düzeyde değildir. Etkin bir pest kontrol ile bir çok müşterisinin pest kontrol ihtiyacına aynı anda cevap verecek olan lojistik kuruluşlarının sağlayacakları katkının başında tüm “yer darlığı” gerekçelerine rağmen bu gelmektedir.

Zemin hizasındaki, kapı altı ve kenarları dahil, yalıtım ve kurallara uygun istifleme düzeni kemirgen kontrolü için; çatı ve yan duvarlarda açıklıkların giderilmiş olması ile kapıların gereksiz açık kalmasının önlenmemiş olması ise kuş kontrolü için atılmış en önemli adımlardır ve bu görevler lojistik kuruluşlarının öncelikli görevleridir.

Büyük depolama ünitelerinin çalışma güvenliğini sağlamak yanında, çevre emniyeti açısından dış çevrede kuvvetli ışıklandırmalara ihtiyaçları vardır. Söz konusu temel ihtiyaçlar karşılanırken, etrafı aydınlatan spot lambaların özellikle geceleri uçucu haşereleri çektiği bilinmelidir. Sevk kapıları yakınındaki lambaların mümkün ölçüde yere doğru bakması; yan ve karşıya doğru bir açıyla aydınlatma yapmaması gerekmektedir. Işık ne kadar uzaktan görünürse o kadar fazla haşereyi kendine doğru çekebilecektir. Bu konuda yapılan profesyonel önerilerden bir tanesi de, böcekler için daha az çekici olan “sodyum buharlı” aydınlatma aparatlarının kullanılmasıdır.
Protek lojistik kuruluşlarında pest kontrol yaparken, diğer alanlardaki çalışmalarına benzeyen ve aşağıdaki sırayı izleyen adımları atar.

  1. Lojistik yöneticilerinden yaşanmış zararlı sorunları, daha önce alınan önlemler ve sonuçları öğrenilir.
  2. Depolanan ürünlerin risk durumları, özellikleri beraberce saptanarak hassas koruma gerektiren ürünler ve bölümleri tespit edilir.
  3. Deponun bir krokisi çıkartılarak veya temin edilerek üzerinde saptanan bu noktalar gösterilir.
  4. Bunun için depo dışarısında ve içerisinde ayrıntılı bir inceleme yapılır.
  5. Kurulacak sistem ve alınacak önlemler konusunda lojistik yöneticileri ile anlaşılır.
  6. Bu yöntemler en az kimyasalı içerecek şekilde, diğer yöntemlerin de birlikte ele alındığı IPM stratejisine uygun olacaktır.
  7. Deponun küçük bir bölümünde dahi gıda ürünü depolanıyorsa; hatta depolama olasılığı varsa depo alanlarında içinde fare zehiri bulunduran yem istasyonları kullanılmaz.
  8. Deponun iç alanlarındaki kemirgen kontrolü toksik materyal barındırmayan yöntemlerle izlenir ve kontrol edilir.
  9. Sadece deponun dış çevresinde ve gerekiyorsa çit boyunda zehirli yemler içeren sabitlenmiş yem istasyonları (Bait-House) kullanılarak bir izleme sistemi oluşturulur.
  10. Depolanan ürünlerin özelliklerine göre, depo alanlarında, tespit edilen her zararlıyı izleyebilecek monitörler kullanılır.
  11. Bunlardan en yaygın olanlardan bir tanesi taneli tahıl ürünlerinde ve unlu mamullerde feromonlu güve tuzaklarının kullanılmasıdır.
  12. Her bir izleme aparatı için ayrı bir form oluşturularak, saptanan uygun periyotlarda gerekli takipler yapılır ve formlara işlenir. Kontrol periyotlarının ayda 1 kez olması gibi bir kural yoktur.
  13. Tespit edilen risk, ürünün özelliği, lojistik kuruluşunun bağlı olduğu standartlar, denetlenme kriterleri bu sıklığı ayda birden her güne kadar sıklaştırabilir.
  14. Protek, kuş kontrolü konusunda tespitler yapar, önerilerde bulunur. Kuş kontrol aparatları pahalı, montaj işçiliği zordur.
  15. Önerilen yalıtıma ilişkin iyileştirmeler genellikle kısa sürede hayata geçirilemez ve yine yüksek harcamalar gerektirirler. Bu gerçeklerden yola çıkarak, Protek kuş kontrolü konusunda gerekli eğitimi sağlar; bilgi alışverişinde bulunur. Kararlaştırılan yöntemlerden sonra aparatların temininden montaja kadar her türlü desteği sağlar.
  16. Ülkemizde geçerli yasaların, müşteri taleplerinin ve denetçilerin ihtiyaçlarını karşılayacak dokümantasyon oluşturularak pest kontrol dosyası hazırlanır.
  17. Protek, pest kontrol faaliyetlerinin bir parçası olarak depo personeline “Ürün Güvenliği ve Pest Kontrol” eğitimi verir.


KONUT VE SİTELERDE PEST KONTROL

by admin

Büyük kentlerde site içerisinde yer alan konutlarda oturma eğilimi giderek artış göstermektedir. Güvenlik, temizlik, gürültü, araç emniyeti ve altyapıya ilişkin sorunlar kent insanlarını bu sorunlar karşısında çoğu zaman çaresiz bırakmaktadır. Yaşam alanına ilişkin ortak sorunların site yönetimi içerisinde ortak çözülmesi, profesyonel desteklere kolaylıkla ve ekonomik bir şekilde ulaşılması bu yerleşim tercihlerinde etkili olmaktadır.

Pest kontrol şirketleri de güvenlik, bahçe bakım ve profesyonel yönetim şirketlerinin arasında toplu konut yerleşimlerinde görev yapmaya başlamışlardır. Başlangıçta temizlik şirketleri üzerinden yürüyen ve adına “ilaçlama” denilen uygulamalar günümüzde bağımsız ve yasal yetki sahibi firmalar tarafından yapılmaya başlanmışlardır. Bu değişimde yasaların itici gücü, sitelerin pest kontrol şirketlerinin pazarlama alanına dahil olmaları yanında eğitimli/üst gelir grubu site sakinlerinin müşterilerin katkısı göz ardı edilemez.

Site sakinlerinin en büyük avantajı, zararlı kontrol hizmeti alırken, birim daire başına düşen maliyetin az olmasıdır. Tek başlarına ya da tek bir apartman olarak gerçekleştiremeyecekleri zararlı kontrol çalışmaları kolay hale gelmiştir. Genel giderler içerisinde küçük bir kalem tutması kimseyi rahatsız etmemektedir.

Pazar anlamında pest kontrol şirketlerini bu kadar yakından ilgilendiren toplu konutlarda pest kontrol uygulamaları acaba gerektiği şekilde yapılıyor mu? Evet demek maalesef mümkün değil. Bunun birçok nedeni var. Başlıca neden kullanılacak ilaca olmasa da; uygulama yöntemine ve zamanına site yönetiminin karar veriyor olması, pest kontrol şirketlerinin de yanlış önerilere ticari kaygılarla karşı duramamalarıdır. Konunun uzmanı olmayan yönetici sitede oluşan beklentilere ve kendi tecrübesine bağlı olarak zararlı kontrol hizmetlerini teknik olarak yönetmek istemektedir. Bunun en görünen şekli, eğer anlaşma yapılmışsa, her periyodik ziyarette mutlaka mümkün olan en geniş alanın ilaçlatılmasıdır. Çok büyük bir bölümü gereksiz olan yüzeylerde insektisit kullanılması, hedef dışı canlılara bulaşması ile aynı anlama gelmektedir. Zararlı kontrolünde kimyasal kullanımındaki ilk kurallardan bir tanesi gerekmedikçe kimyasal kullanılmamasıdır. Kendinden menkul kaygılarla, “koruma” v.b. gibi nedenlerle ilaçlama yaptırılması aslında site sakinlerinin sağlığını ciddi bir biçimde tehdit etmektedir. Pest kontrolde, toplu konutlarda faaliyet yürütürken IPM kuralları göz önünde bulundurulmalıdır.

Yaz aylarında ortaya çıkan başka bir sorun ise “sisleme” adı altında karasinek ve sivrisineklere karşı yapılan/yaptırılan ilaçlamalardır. Sivrisineklerin geceleri, karasineklerin sabah erken saatlerde daha aktif oldukları dikkate alınmadan, günün herhangi bir saatinde “tüm sinekler” için mücadele yapılamaz. Siteler, toplu konutlar genellikle ayda 1 kez hizmet alma eğilimi taşırlar ve aldıkları servis sırasında tüm haşere sorunlarından kurtulmak(!) isterler. Oysa, sineklere karşı yaptırdıkları “sisleme”nin sadece saniyelerle sınırlı olduğunu bilmezler. Duman/sis bulutu dağılınca etkisi kaybolan uygulamalardan 30 gün daha etki beklemek boşunadır. İşte, bu gerçekleri mesleki ve teknik bilgileri hizmet talep eden yöneticilere sunacak olan pest kontrol profesyonelleridir. Yanlış yöntemler, uygun olmayan ilaçlar müşteriden gelse bile ona “dur!” diyebilecek şirketlerle yanlış ilaç kullanımının önüne geçilebilir. Müşteri bu bağlamda her zaman haklı değildir.

Protek, IPM yaklaşımıyla, konut yerleşim özelliklerini ve karşı karşıya bulundukları zararlı risklerini tespit eder. Uygun yöntemler önerir. Yanlışlığından emin olduğu istekleri kabul etmez. Bu ret edişin müşterinin uzun vadede sağılığını korumaya yönelik olduğunu anlatmaya çalışır.

Protek, toplu konut alanlarında, sitelerde ve sezonluk olarak yazlıklarda pest kontrol programı oluşturulurken aşağıdaki yolu izler:

  1. Tüm açık ve kapalı ortak alanlarda gerekli incelemeler yapılır.
  2. Hedef zararlıların ne oldukları ve türleri belirlenir.
  3. Site yönetimi ile geçmişte yaşanmış sorunlar, alınan yöntemler ve sonuçları tartışılır.
  4. Tespit edilen zararlı riski yerleşimi gösteren harita üzerinde belirlenir.
  5. Pest kontrol programı site yönetimi ile birlikte oluşturulur.
  6. Yönetime düşen görevler belirlenir, gerekiyorsa eğitim ile destek verilir.
  7. Kontrol edilecek zararlılar için izleme/takip sistemi oluşturulur.
  8. Kimyasal uygulanacaksa koşul ve yöntemleri saptanır.
  9. Site sakinleri pest kontrol çalışmalarından, uygun araçlar kullanılarak, haberdar edilir.
  10. Sitede yaşayan alerjik rahatsızlığı ve bunun gibi hassas durumda bulunan sakinler hakkında bilgi alınır.
  11. Site içerisinde bakılan evcil hayvanların listesi çıkartılır. Havuz, gölet gibi alanlarda yaşayan balık varsa tespit edilir.
  12. Ortak alan içerisine giren başıboş kedi ve köpeklerin varlığı araştırılır. Alınabilecek önlemler için yönetim ile işbirliği koşulları sağlanır.
  13. Ortak alan içerisindeki su kuyuları, su deposu gibi kritik noktalar site yönetimi ile beraber belirlendikten sonra ve yeterli koruma için önlemler görüşülür.
  14. Kimyasalın zorunlu olmadıkça uygulanmaması gerektiğinden hareketle, etkisini en aza indirmek amacıyla sorun tespit edilen yerler dışında genel bir ilaçlama yapılmaz.
  15. Bilgilendirme evrakları ve teknik dokümantasyon hazırlanarak dosya oluşturulur. Bu dosyaya site sakinlerinin ulaşabilmesi sağlanır.


    OKULLARDA PEST KONTROL

    by admin

    Her yaştan öğrenciyi barındıran okullar için pest kontrol güvenli yöntemler kullanılarak dikkatlice yürütülmelidir. Tüm zararlı mücadele çalışmalarında da aynı kural geçerli olmakla birlikte, bir arada ve çok sayıda öğrenciyi barındıran okullar için dikkat çok daha fazla gereklidir. Öğrenci yaşının küçülmesi, kimyasal kullanımıyla beraber artan olası tehlikenin büyümesi anlamına gelir. Yine, çağdaş bir yaklaşım olan IPM stratejisi ile, kimyasal ilaçlar kullanılarak yapılacak mücadeleden kaçınmak en doğru yaklaşımdır. İlaç kullanmak zorunda kalındığı zaman ise yeri, zamanı ve yöntemi yasalara uygun olarak belirlenmelidir.
    İlaçlanacak alanı, iyi bir gözlemle en aza ve kritik noktalara kadar küçültmek tehlikeyi de azaltacaktır. Okulda ortaya çıkan herhangi bir sorun için topyekün ilaçlama düşüncesi yanlıştır. Bu uygulama okulların tatil olduğu, öğrencilerin okulda bulunmadığı zaman bile olsa yanlıştır. Çünkü, okul ortamına bırakılan kimyasal bileşikler (insektisitler) etkilerini bir süre daha devam ettirirler. Şu anda ruhsatlanmış olan ve böcek ilaçlamasında kullanılan ilaçların hemen tamamı zararlıya temas ederek etkisini göstermektedir. Etki süreleri ise en az bir iki günden başlayarak haftalarca devam ettirebilir. İşte bu etki süresi, başka bir ifadeyle, ilacın o yüzeyde kaldığının işareti demektir.

    Okullarda ise, öğrencileri yönetmek, gereken hazırlık ve ilaçlama sonrası temizlikleri yapmak pratik olarak hayata geçirilmez. Kreşlerde kimyasal ilaçlardan oluşabilecek bulaşmalarda küçük çocuklar çok çabuk etkilenir. Alerjik etkilenmeler daha hızlıdır. Henüz tespit edilmemiş reaksiyonlar taşıyabilirler. Özetle, kreşlerden üniversite kampuslarına, yurtlardan kantin ve yemekhanelere, spor ve sosyal birimlerine kadar her yerde insan ve çevre sağlığı esas alınarak, toplu yaşam alanlarındaki özel hassasiyet korunmalıdır.

    Kreşlerde sıkça karşılaşılan böceklere ( Alman hamamböceği, Tahtakurusu, Karınca, Gümüş böceği) karşı ilaçlama yerine toksik olmayan güvenli yöntemlerle mücadele edilmelidir. Prensip olarak kreşlerde ilaçlama yapma düşüncesini benimsemiyoruz. İlaç kimyasalları yerine doğal insektisitler, tuzaklar, yemlerle mücadele edilmelidir. Sorunun çözüm süresi belki bu yöntemlerle biraz daha uzayacaktır, ancak hizmeti talep eden müşterilerimizin beklentilerini de doğru yöne kanalize etmeliyiz.

    Okullarda karşılaşılan “ilaçlama” yanlışlarından bir tanesi de kemirgen kontrolünde ortaya çıkmaktadır. Çeşitli katı formülasyonlar (parafinli blok yemler, granül ve pasta ) halinde bulunan fare zehirleri ( Rodentisitler) korunmasız bir şekilde, çocukların rahatlıkla ulaşabileceği noktalara uygulanabilmektedir. Kimi zaman yem istasyonları da yetersiz kalmaktadır. Okullar için şu kuralın geçerli olduğunu ifade etmek yanlış olmayacaktır: Okullarda çocukların ulaşamayacağı hiçbir nokta yoktur. Ancak bu kesin sınır konulduktan sonra güvenli olabilecek yöntemler keşfedilir, ciddi bir şekilde takip edilir.

    İster özel bir catering firması tarafında olsun, isterse okul idaresince yönetilen bir kantin veya mutfak olsun en sık “ilaçlama” talebi ile karşılaşılan yerlerdir. Kantin ve yemekhanelerdeki pest kontrol uygulamaları doğrudan gıda alanında geçerli olan standartlara tabidirler.

    Protek okullardaki zararlı mücadelesini aşağıda belirtilen adımlara uygun olarak geliştirir.

    1. Başlangıçta okul dış ç.evresi ve iç kısımlarında, tamamını kapsayacak şekilde, bir inceleme gerçekleştirilir.
    2. Okul idaresinden yaşanan sorunlar, geçmişte alınan önlemler ve sonuçları öğrenilir.
    3. İncelemeler ve bilgi alışverişi sonucu, mücadele edilecek hedef zararlı(lar) belirlenir.
    4. Okul yönetimi bilgisi dahilinde en güvenli uygulama yöntemi belirlenir.
    5. Okul yönetiminin özel uyarıları dikkate alınır. Sakınca görülen noktalar ilaçlama dışında tutulur.
    6. Daha çok kemirgenleri ilgilendirdiği şekliyle, fare ve sıçanların okul içerisine girebileceği noktalar, kemirgenlerin beslenebileceği yerler, farelerin saklanabileceği noktalar tek tek belirlenerek okul idaresi ile işbirliği içinde kaldırılması sağlanır.
    7. Yine, böcek şikayetlerinde, söz konusu böceğin beslenme ve barınma koşullarını olgunlaştıran noktalar belirlenir ve iyileştirilmesi için okul yönetimlerine rapor verilir.
    8. Gerek kemirgenler gerekse böcekler için alınacak bu önlemler sık sık zararlı kontrolü yapılmayan okullarda kontrolün uzun süre devam etmesi için zorunludur.
    9. Tespit edilen sorunlar, alınacak önlemler okulun genel planı ve kat planları üzerinde gösterilir.
    10. Uygulamalar ne derece güvenli olursa olsun eğitim süresi içerisinde gerçekleştirilmez.
    11. Kullanılacak(sa) kimyasal ilaçların MSDS ve etiket bilgileri önceden okula iletilir.
    12. Kemirgen mücadelesinde kullanılan antikoagülan formülasyonlara karşı K1 vitamini okul sağlık görevlisine tespit edilir.
    13. Servis raporu yetkili kişiye imzalatılarak bir nüshası bırakılır.
    14. Uygulamanın etkilerini ve güvenlik önlemlerini ölçmek için, uygulamayı takip eden ilk öğrenim gününden önce, ikinci nbir kontrol daha yapılarak ortamın eğitime uygun olup olmadığına bakılır. Gerekiyorsa ek önlemler alınarak, oluşmuşsa zararlı kontrolünden doğan sakıncalar ortadan kaldırılır.
    15. Okul idaresi sömestr ve yaz tatillerinde pest kontrol konusunda yapabilecekleri iyileştirmelerle ilgili bilgilendirilirler.
    16. Okulda “saç biti” salgını varsa, okula en yakın Sağlık Ocağı ile koordinasyona geçiler ve uygulamanın yönetimi tıbbi hekime devredilir.
    17. Uygulama yapacak ekip uyulması zorunlu kurallar konusunda ve hazırlanan plan üzerinde okul hakkındaki özelliklerle ilgili eğitime tabi tutulur.