birbirinden eğlenceli oyun tanıtımları

KONUT VE SİTELERDE PEST KONTROL

by admin

Büyük kentlerde site içerisinde yer alan konutlarda oturma eğilimi giderek artış göstermektedir. Güvenlik, temizlik, gürültü, araç emniyeti ve altyapıya ilişkin sorunlar kent insanlarını bu sorunlar karşısında çoğu zaman çaresiz bırakmaktadır. Yaşam alanına ilişkin ortak sorunların site yönetimi içerisinde ortak çözülmesi, profesyonel desteklere kolaylıkla ve ekonomik bir şekilde ulaşılması bu yerleşim tercihlerinde etkili olmaktadır.

Pest kontrol şirketleri de güvenlik, bahçe bakım ve profesyonel yönetim şirketlerinin arasında toplu konut yerleşimlerinde görev yapmaya başlamışlardır. Başlangıçta temizlik şirketleri üzerinden yürüyen ve adına “ilaçlama” denilen uygulamalar günümüzde bağımsız ve yasal yetki sahibi firmalar tarafından yapılmaya başlanmışlardır. Bu değişimde yasaların itici gücü, sitelerin pest kontrol şirketlerinin pazarlama alanına dahil olmaları yanında eğitimli/üst gelir grubu site sakinlerinin müşterilerin katkısı göz ardı edilemez.

Site sakinlerinin en büyük avantajı, zararlı kontrol hizmeti alırken, birim daire başına düşen maliyetin az olmasıdır. Tek başlarına ya da tek bir apartman olarak gerçekleştiremeyecekleri zararlı kontrol çalışmaları kolay hale gelmiştir. Genel giderler içerisinde küçük bir kalem tutması kimseyi rahatsız etmemektedir.

Pazar anlamında pest kontrol şirketlerini bu kadar yakından ilgilendiren toplu konutlarda pest kontrol uygulamaları acaba gerektiği şekilde yapılıyor mu? Evet demek maalesef mümkün değil. Bunun birçok nedeni var. Başlıca neden kullanılacak ilaca olmasa da; uygulama yöntemine ve zamanına site yönetiminin karar veriyor olması, pest kontrol şirketlerinin de yanlış önerilere ticari kaygılarla karşı duramamalarıdır. Konunun uzmanı olmayan yönetici sitede oluşan beklentilere ve kendi tecrübesine bağlı olarak zararlı kontrol hizmetlerini teknik olarak yönetmek istemektedir. Bunun en görünen şekli, eğer anlaşma yapılmışsa, her periyodik ziyarette mutlaka mümkün olan en geniş alanın ilaçlatılmasıdır. Çok büyük bir bölümü gereksiz olan yüzeylerde insektisit kullanılması, hedef dışı canlılara bulaşması ile aynı anlama gelmektedir. Zararlı kontrolünde kimyasal kullanımındaki ilk kurallardan bir tanesi gerekmedikçe kimyasal kullanılmamasıdır. Kendinden menkul kaygılarla, “koruma” v.b. gibi nedenlerle ilaçlama yaptırılması aslında site sakinlerinin sağlığını ciddi bir biçimde tehdit etmektedir. Pest kontrolde, toplu konutlarda faaliyet yürütürken IPM kuralları göz önünde bulundurulmalıdır.

Yaz aylarında ortaya çıkan başka bir sorun ise “sisleme” adı altında karasinek ve sivrisineklere karşı yapılan/yaptırılan ilaçlamalardır. Sivrisineklerin geceleri, karasineklerin sabah erken saatlerde daha aktif oldukları dikkate alınmadan, günün herhangi bir saatinde “tüm sinekler” için mücadele yapılamaz. Siteler, toplu konutlar genellikle ayda 1 kez hizmet alma eğilimi taşırlar ve aldıkları servis sırasında tüm haşere sorunlarından kurtulmak(!) isterler. Oysa, sineklere karşı yaptırdıkları “sisleme”nin sadece saniyelerle sınırlı olduğunu bilmezler. Duman/sis bulutu dağılınca etkisi kaybolan uygulamalardan 30 gün daha etki beklemek boşunadır. İşte, bu gerçekleri mesleki ve teknik bilgileri hizmet talep eden yöneticilere sunacak olan pest kontrol profesyonelleridir. Yanlış yöntemler, uygun olmayan ilaçlar müşteriden gelse bile ona “dur!” diyebilecek şirketlerle yanlış ilaç kullanımının önüne geçilebilir. Müşteri bu bağlamda her zaman haklı değildir.

Protek, IPM yaklaşımıyla, konut yerleşim özelliklerini ve karşı karşıya bulundukları zararlı risklerini tespit eder. Uygun yöntemler önerir. Yanlışlığından emin olduğu istekleri kabul etmez. Bu ret edişin müşterinin uzun vadede sağılığını korumaya yönelik olduğunu anlatmaya çalışır.

Protek, toplu konut alanlarında, sitelerde ve sezonluk olarak yazlıklarda pest kontrol programı oluşturulurken aşağıdaki yolu izler:

  1. Tüm açık ve kapalı ortak alanlarda gerekli incelemeler yapılır.
  2. Hedef zararlıların ne oldukları ve türleri belirlenir.
  3. Site yönetimi ile geçmişte yaşanmış sorunlar, alınan yöntemler ve sonuçları tartışılır.
  4. Tespit edilen zararlı riski yerleşimi gösteren harita üzerinde belirlenir.
  5. Pest kontrol programı site yönetimi ile birlikte oluşturulur.
  6. Yönetime düşen görevler belirlenir, gerekiyorsa eğitim ile destek verilir.
  7. Kontrol edilecek zararlılar için izleme/takip sistemi oluşturulur.
  8. Kimyasal uygulanacaksa koşul ve yöntemleri saptanır.
  9. Site sakinleri pest kontrol çalışmalarından, uygun araçlar kullanılarak, haberdar edilir.
  10. Sitede yaşayan alerjik rahatsızlığı ve bunun gibi hassas durumda bulunan sakinler hakkında bilgi alınır.
  11. Site içerisinde bakılan evcil hayvanların listesi çıkartılır. Havuz, gölet gibi alanlarda yaşayan balık varsa tespit edilir.
  12. Ortak alan içerisine giren başıboş kedi ve köpeklerin varlığı araştırılır. Alınabilecek önlemler için yönetim ile işbirliği koşulları sağlanır.
  13. Ortak alan içerisindeki su kuyuları, su deposu gibi kritik noktalar site yönetimi ile beraber belirlendikten sonra ve yeterli koruma için önlemler görüşülür.
  14. Kimyasalın zorunlu olmadıkça uygulanmaması gerektiğinden hareketle, etkisini en aza indirmek amacıyla sorun tespit edilen yerler dışında genel bir ilaçlama yapılmaz.
  15. Bilgilendirme evrakları ve teknik dokümantasyon hazırlanarak dosya oluşturulur. Bu dosyaya site sakinlerinin ulaşabilmesi sağlanır.


    güve neden olur

    by admin

    Kuru Gıda Güvesi:

    Aşağıdaki bilgilerimiz güvenin nasıl oluştuğunu ve nasıl ürediğini, güve çeşitlerini anlatmaktadır, ekleyeceğiniz veya soracağınız bilgiler varsa yorum bölümünden ekleme yapabilirsiniz. Güve genelde gıda ürünlerinde kuş yemlerin de vb. en sık görülen zararlılardan birisidir. İlaçmala ve koruma gerekmektedir.  Evinizde güve oluşmuşsa muhtemel kedi veya köpek maması veya kuş yemlerinden oluşmuştur. Lütfen aşağıda yer alan güve ile ilgili metni dikkatlice okuyunuz.. Gazetekutusu.com
    Genel Olarak :

    Kurugıda güvesi Plodia interpunctella (Hübner) depolanan gıda ürünlerinde en sık görülen zararlılardan bir tanesidir. Tüm dünyada yaygın olarak bulunurlar.

    Larvaları tahıl ürünlerinde, tohumlarda, kuru meyvelerde, kedi ve köpek mamalarında beslenirler .

    Yayılım :

    Bu zararlı hemen hemen dünyanın her tarafında gıda ürün depolarında ve gıda işleyen tesislerde bulunur.

    Tanım :

    Yumurta: Kurugıda güvesinin yumurtaları 0.3-0.5 mm büyüklüğünde ve beyaz-gri renktedirler. Yumurtalar erişkinler tarafından tek tek veya küme halinde bırakılırlar. Yumusta bırakılan yerler genellikle larvanın beslenebileceği gıda kaynaklarına çok yakındır.

    Larva: Larvaları 5-7 arasında değişim göstererek ergin hale gelir. Larva renkleri çoğunlukla beyazımsı olmakla beraber; pembe, kahverengimsi ve gri renkte de görünebilirler. Renlerindeki bu farkılık beslendikleri kaynaklara göre değişebilmektedir. Gelişimini tamamlamış larvanın boyu 1,25 cm yi bulur. Larvalarda beş çift ayak bulunur, bu sayede Kurugıda güvelerinin larvaları hatırı sayılır mesafeleri katederek puplarını oluştururlar.

    Pupa: Larvalar ipeksi bir koza içerisinde pup haline gelirler. Pupaların büyüklüğü 6-11 mm arasında değişir. Renkleri soluk kahverengidir.

    Puplaşma evresi bulaşık gıda maddelerinden uzaktadır. Gerçekten de gelişme evresini tamamlamakta olan larvalar elbise güveleri ile karıştırılabilecek kadar uzaklara gidebilirler. Larvalar pupa evresinden önce hareketleriyle bulundukları ortamdaki diğer raflara da tırmanarak bulaşmayı artırırlar. Bu nedenle gerçek bulaşmanın kaynağı her zaman pupanın bulunduğu yer olmayabilir.

    Erişkin: Erişkinlerin ortamda görülmesi bulaşmanın var olduğunun tipik bir göstergesidir.. Erişkin güve kelebekleri uçarken düz bir hat izlemek yerine çırpınarak uçuyor gibi görünürler. Işık tarafından cezp edildikleri için bulundukları alanlardan bina içlerine doğru hareket yol alırlar. Bu nedenle kumaş güve kelebekleri ile karıştırıldıkları çok olur. Erişkin kelebekler beslenmezler. Bununla birlikte, meyve suları ve şekerli sulardan hoşlandıkları tespit edilmiştir

    Güve kelebekleri yaklaşık 1,25 cm uzunluğundadır. Kanatlarını açtıkları zaman genişlikleri 16-20 mm yi bulur. Ön kanatlarının 1/3 ü gri rente; diğer kısımları ise bakır rengi parlayan kızılımsı kahverengidir. Kanatları tüm vücutlarını kapatır görünümdedir

    Yaşam süreleri : Yaşam süreleri 27 günden 305 güne kadar değişir. Ergin hale gelen bir dişi yaklaşık 400 yumurta bırakır. Erişkin hale gelen güve kelebeği yaklaşık üç gün sonra ilk yumurtalarını bırakır. Bu yumurtalar tek tek olabileceği gibi küme halinde larvaların beslenebileceği kaynaklara yakın yerlere bırakılır. Yumurtalar 20º derecede 7-8 günde; 30º derecede ise 3-4 günde açılarak larvaya dönüşürler. Yumurtanın açılmasından sonra larva harekete geçer ve bir kaç saat içerisinde besleneceği kendi gıda kaynağına ulaşır. Larva gelişimini 18-35º derecelerde 6-8 hafta içerisinde tamamlar. Larva gelişimi ise beslenme kaynaklarına ve ısıya bağlı olarak 5-7 evrede tamamlanır. Pupa devresi ise 20º derecede 15-20 günde; 30º derecede 7-8 günde tamamlanır.

    Zararları :
    Larvaları yüzeyden beslenirler. Kurugıda güvelerinin depolanmış gıdalar üzerindeki zararları genellikle kirlilik oluşturan yoğun ipeksi salkımları, yumurta kabukları, deri kalıntıları ve küçük dışkılarıdır.

    İzleme: İzleme ve örnekleme yapmak için en iyi yöntem feromonlu tuzakların kullanılmasıdır. Popülasyonun çok az olduğu durumlarda bu izleme tuzakları popülasyonun kontrolünü dahi gerçekleştirir. Tuzaklar aynı zamanda popülasyonun ortaya çıkış zamanı ve yapılan kontrol çalışmalarının sonuçlarının değerlendirilmesinde rol oynarlar.

    Kontrol: Güve zararlılarının kontrolünde eliminasyon ve onların dışarıda tutulmaları en önemli unsurdur. Eğer güve popülasyonu tespit edilmişse, bulaşma ihtimali olan tüm gıda ürünleri elden geçirilmeli ve gerekli bakımı yapılmalıdır. Bulaşıklık tespit edilen ürünler sızdırmaz kaplarda muhafaza edilmelidirler. Kedi köpek mamaları ile kuş yemleri genellikle bulaşmaların görüldüğü yerlerdir ve bu nedenle özellikle kapalı kaplarda muhafazaları gerekir.


    Sisley 2010-2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu

    by admin
    Sisley 2010-2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu

    Sisley kendine özgü bir tarzı olan çok özel bir marka. Birçok insana hitap edebilen tarzı ile her sezon başarılı koleksiyonlar hazırlıyor. 2010-2011 sonbahar ve kış Sisley için yine beğeni toplayan bir sezon olacak. Kışlık kumaşlar, deriler ve elbette ki kotlar ile görebileceğimiz tasarımlar klasik Sisley şıklığından ödün vermiyor. Renk seçimleri durgun ve koyu gibi görünse de tasarımların kattığı hareketlilik etkileyici. Siyah ve grilerin hakimiyeti şaşırtıcı derece de iç açıcı.

    Sisley 2010-2011 Sonbahar Kış KoleksiyonuSisley 2010-2011 Sonbahar Kış Koleksiyonu

    Sisley koleksiyonunda elbiseler ve özellikle de pantalonlar göze çarpıyor. Tulum benzeri elbiseler dökümlü ve çok zarif. Pantolanlarda ise uzun zamandır trend olan şalvar havası var. Şalvar kadar düşük olmasa da rahat ve oldukça farklı. Aşırı büzgülü olması bile düşük bel tasarımıyla kilolu göstermiyor. Bluzlar bol ve hafif degajelerle hareketlendirilmiş. Genel olarak rahatlığın ön planda olduğu bir koleksiyon sunan Sisley herzamanki gibi çok şık.